Pilotaj Eğitimi

5/17/20265 min read

Bir şeyler yazmaya “Dünya bir toz bulutudur”dan başlamak sanırım en verimlisi olacaktır. Çünkü ilk adım her zaman en zor süreçtir. Burada ne yapacağız? Kısaca nasıl pilot olunur, bundan bahsedeceğim. Biraz öğrenci gözüyle, biraz mental tarafıyla; o süreçten geçmiş biri olarak fikirleri ortaya koyacağız. İsteyen istediğini alacaktır…

Son zamanlarda giderek artan bir pilotaj merakı var. Birçok insan pilotaj eğitimi almaya çalışıyor. Bunun aslında birkaç farklı yolu var ve hepsinin kendine göre avantajları ve dezavantajları mevcut. Birinci sıraya koyacağımız, tabii ki bu işin en sağlam yolu diyebileceğimiz, üniversite seçimlerinde pilotaj bölümünü tercih etmek olacaktır. Eskiden sadece Anadolu Üniversitesi’nin pilotaj bölümü vardı ve üniversite sınavı dışında kendi ayrı sınavları mevcuttu. Ben de o zamanlar bu süreci denedim fakat başarılı olamadım. Günümüzde ise birçok üniversitenin kendine ait pilotaj bölümü mevcut. Bu, yaşı genç olan arkadaşlar için birinci yol olabilir.

Diğer bir seçenek ise havayolu firmalarının kendi bünyesinde sıfırdan alıp Boeing veya Airbus’ın sağ koltuğuna kadar yetiştirdiği süreçtir. Bunun için de tabii ki belli aşamalardan geçmeniz gerekiyor: dil, psikolojik değerlendirme, simülatör ve mülakat süreçleri… Ayrıca şirkete göre değişen, MOLLYMAWK veya DLR benzeri, çoklu becerilerinizi ölçen psikomotor testler de bulunuyor. Burada açılan ilanlarda dönem dönem lise mezunu olarak da başvuru şansı olabiliyor. Fakat kaptanlığa geçiş sürecinde üniversite diplomasının gerekli olduğu da söylenmektedir. Burada ise ciddi bir meblağ karşılığı borca giriyorsunuz, fakat maaş almaya başladığınızda kesinti yapılıyor. Bence en makul ve mantıklı seçenek bu olabilir; çünkü işiniz zaten hazır oluyor. Ayrıca işe girmek için ayrı bir süreçle uğraşmıyorsunuz. Burada da ortalama 15–18 aylık bir süreçte lisansınızı almış oluyorsunuz. Çünkü eğitim sürecinde de maaş alıyor ve odak noktanızı sadece eğitime çeviriyorsunuz.

Son olarak ise en meşakkatli yol; pilotaj eğitimi veren özel okullar ile bu süreci yürütmek. Türkiye’de ve yurt dışında alabileceğiniz eğitimler var. Ben de yıllar geçtikten sonra yeniden heveslenip bu sürece dahil olmaya karar verdim. Bu süreçte isterseniz bütün bir paket eğitimi alarak aynı uçuş okulunda PPL – ATPL Teori – PIC – CPL – IR – NR – AUPRT – Çift Motor CPL/IR ile Sivil Havacılık check uçuşuna kadar entegre eğitim modeliyle devam edebilirsiniz. Tabii ki bunu çalışan bir bireyin yapması pek mümkün değil. Çünkü okul, belirlediği süre içerisinde uçuş planlamasını kendi yaparak sürecinizi tamamlamaya çalışıyor.

Fakat şu an daha popüler olan ve birçok kişinin tercih ettiği yöntem; hem çalışıp hem de bu süreci modüller hâlinde, parça parça ilerletmek. Burada kişiler dilerse her modülü farklı bir okuldan bile alabilir. Bu da fiyat açısından kısmen avantaj sağlayabiliyor. Aynı zamanda süreci istediğiniz zaman dilimlerine yayabiliyorsunuz. Ancak öz disiplini sağlayamazsanız sürecin uzaması söz konusu olabilir. Zaten çoğu zaman, sizin dışınızda gelişen nedenlerden dolayı da planlanan sürede bitmesi zorlaşıyor.

İşin temel kısmını anlattıktan sonra biraz da gerçeklere dönelim. Hangi yoldan giderseniz gidin, eğitimin iç yüzüne baktığınızda öncelikle kendinizi mental olarak hazırlamanın önemli olduğunu düşünüyorum. Çünkü pilotaj eğitimi almak göründüğü kadar zor değil; belli kuralları ve hareketleri tekrar ederek motor becerilerinizi geliştiriyor ve bir noktada uçabilir hâle gelebiliyorsunuz. Teknik bilgi sonuçta çalışarak öğrenilebilir. Tabii hakkını vererek çalışırsanız.

Bu konuda kendimi örnek verebilirim. Ben psikoloğum ve en son matematik ve fizik dersini lisede gördüm. İnsan biraz zorlayınca birçok şeyi başarabiliyor. Fakat işin mental kısmı öğrenmeye her zaman açık değil. Bireysel farkındalığı düşük ve çabuk öfkelenen bir kişinin süreç içerisinde daha fazla yıpranacağı oldukça olası. Çünkü zor değil dedik ama kolay da demedik. Süreç içerisinde yeni bilgiler, yeni insanlar, yeni kurallar sizi zorlayan unsurlar oluyor.

Uçuş hattına geldiğinizde ise tecrübeli bir hocadan duyacağınız farklı geri bildirimler olabiliyor. Eğer öfkenizi kontrol edemiyor ve iletişimi agresif veya ukala bir şekilde kuruyorsanız, işin boyutu değişiyor. Kilit nokta mümkün olduğunca sakin kalabilmek.

Bir başka açıdan bakarsak; o gün herhangi bir sebeple kendinizi kötü veya agresif hissediyorsunuzdur. Ama o ruh hâliyle uçuş hattına gittiğinizde öğrenme eğriniz düşer, basit hatalar yapmaya başlarsınız ve en önemlisi CRM yani iletişim becerileriniz olumsuz etkilenir. Uçuş hocalarımdan biri şöyle demişti: “Çok çalışman lazım, çünkü yerde bildiğin 2 birim bilgi havada 1’e düşer.” Gerçekten bunu yaşıyorsunuz. Çok emin olduğunuz bir konuda bile uçuş sırasında sorulduğunda tereddüt yaşayabilirsiniz. Hele ki kontrolsüz bir mental yapıya sahipseniz, muhtemelen hiçbir şeyi hatırlayamayabilirsiniz.

Avantaj–dezavantaj dedik ama pek detaylandırmadık. Üniversite, evet, yaşınız gençse en mantıklı seçenek gibi görünüyor. “Dezavantajı ne olabilir ki?” diye düşünebilir insan. Ancak bu hassas bir meslek; her yıl sağlık muayenesine giriyorsunuz. Bir sorun çıktığında veya bir kaza geçirip uçamaz hâle geldiğinizde elinizde başka bir meslek olmayabilir. Elbette bu her meslek için geçerli ama pilotlar için durum biraz daha farklı. Avantajı ise genç yaşta ve güçlü bir bilgi birikimiyle başlıyor olmanız. Sonuçta iki yıl içinde uçuş okulunu bitiren biriyle, bu işi üniversitede okumuş birinin bilgisi doğal olarak farklı oluyor. Şirketler de işe alım yaparken bu donanımı görmek istiyor. Üniversite bittikten sonra bir de işe girip tip eğitimi almak için mülakatları geçmeniz gerekiyor.

Şirketlerin yetiştirme programı da iş olanağı sağladığı için oldukça avantajlı. Fakat orada da ciddi bir ücret karşılığı senet imzaladığınız için, eğer süreç içerisinde başarısız olursanız önemli bir mali yükün altına girmiş oluyorsunuz. Eski mesleğinize dönüp bu meblağı ödemek durumunda kalabilirsiniz. Ancak bildiğim kadarıyla başarısız olma oranı düşük. Çünkü alım sürecinde elemeler zaten dikkatli yapılıyor. Şirket de kendini düşünüyor; sürece herkesi dahil etmiyor. Avantajından bahsettik: işiniz hazır ve eğitim sürecinde maaş alıyorsunuz.

Uçuş okulu tarafında ise süreç çok aralıklı olduğunda heves kırılabiliyor. Uçuş hattından kopmalar yaşanabiliyor ve devam etmek zorlaşıyor. Bu noktada gerçekten disiplinli bir şekilde süreci sürdürmek gerekiyor. Hem çalışıp hem eğitim almak oldukça yıpratıcı olabiliyor. Uçuş okullarından alınan eğitim; okulun ve eğitmenlerin kalitesine göre değişkenlik gösterebiliyor. Burada eğitimi alan kişinin çalışma disiplini ve algı kapasitesi de önemli bir rol oynuyor.

Mümkünse süreci çok uzatmadan entegre şekilde tamamlamak en mantıklısı. Ara verdikçe zorlaşıyor. Tabii bu tamamen imkânlarla ilgili. “Ara vererek bitmez” diye bir şey yok; ben de o şekilde bitirdim. Eğitimlerimi modüller hâlinde iki farklı uçuş okulundan aldım. Şu an birçok insan da bu şekilde tamamlıyor.

Sonuç olarak gerçekten pilot olmak istiyorsanız, su soğuk ama güzel. Girince alışıyorsunuz. Önemli olan sakin ve istikrarlı olmak.

Bu arada mental olarak çok zorlanırsanız, tanıdık psikolog var! Ben terapilerime devam ediyorum; ücreti mukabilinde yardımcı oluruz, hem meslektaş indirimi de yaparız :)